Tekirdağ'ın Süleymanpaşa ilçesine bağlı Karacakılavuz Mahallesi'nde Nigar Turan ve Emine Gümüş'ün birkaç mandayla başlattığı yetiştiricilik hikayesi, 5 yıldır süt, yoğurt, ekşimik, peynir ve sucuk üretimiyle devam ediyor. Manda sütünün yoğun kıvamını ve lezzetini katma değerli ürünlere dönüştüren kadınlar, sabahın erken saatlerinden günün sonuna kadar süren emekleriyle hem üretime hem de aile ekonomisine katkı sağlıyor.Tekirdağ Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekipleri, Karacakılavuz Mahallesi'nde faaliyet gösteren Nigar Turan ve Emine Gümüş'ün manda yetiştiriciliği ve süt ürünleri üretimi yaptığı işletmeyi ziyaret ederek çalışmaları yerinde inceledi.İşletmenin kuruluş hikayesini anlatan Nigar Turan, ilk olarak birkaç mandayla başladıklarını, hayvanların sütünü ve bu sütten elde edilen ürünleri beğenince işi büyütmeye karar verdiklerini söyledi.
Yaklaşık 5 yıldır üretime devam ettiklerini belirten Turan, manda sütünün kalitesi ve bu sütten elde edilen ürünlerin değerinin kendilerini motive ettiğini ifade etti.Sabah erken saatlerde başlayan manda mesaisiManda yetiştiriciliğinin emek isteyen bir iş olduğunu anlatan Turan, günlerinin büyük bölümünün sütü değerlendirmekle geçtiğini belirterek, "Tekirdağ'ın Süleymanpaşa ilçesi Karacakılavuz Mahallesi'nde işimizi yapmaya devam ediyoruz.
Hikayemiz ilk önce birkaç mandayla başladı. Sütünü çok beğendik, yoğurdu ve diğer ürünleri de çok güzel oluyordu. Ondan sonra işi büyütmeye karar verdik ve büyüttük.
Bu şekilde 5 senedir devam ediyoruz. Sütünün çok kaliteli olması ve getirisi de bizi bu işe yönlendirdi" dedi.Günlük çalışma düzenlerini anlatan Turan, sabah saat 05.00 sıralarında kalkarak işe başladıklarını kaydetti. Hayvanların bakımıyla çobanın ilgilendiğini belirten Turan, kendilerinin ise daha çok üretim ve sütü değerlendirme aşamasında görev aldıklarını dile getirdi.Turan, "Sabah 5 gibi kalkıp hayvanlara bakıyoruz.
Ondan sonra sağım yapılıyor. Sütler geldikten sonra bir kısmını kaynatıp yoğurt yapıyoruz, bir kısmından da yayık yapıyoruz. Peynir yapacağımız zaman sütümüzü peynirciye götürüyoruz.
Bütün günümüz neredeyse bunlarla geçiyor. Sütü değerlendirmek için gün boyunca uğraşmak zorundayız" ifadelerini kullandı.Manda sütünden yoğurda, ekşimikten sucuğaManda sütünün kendine özgü özellikleri bulunduğuna dikkat çeken Turan, bu sütün daha yağlı ve yoğun kıvamlı olduğunu söyledi. Sütün yanı sıra yoğurt, ekşimik, peynir ve sucuk üretimi de yaptıklarını belirten Turan, ürünlerini farklı kanallardan tüketiciyle buluşturduklarını anlattı.Turan, "Manda sütü neden farklı?
Daha yağlı, kıvamı daha koyu. Az olduğu için de çok değerli bir süt. Ekşimiğimizi de satıyoruz, peynirlerimizi de satıyoruz.
Hayvanların etinden sucuk yapıyoruz, sucuğumuzu da satıyoruz. Evden gelip satın alanlar da var. Abim de haftada iki gün Tekirdağ'a, bir gün Hayrabolu'ya, bir gün de Çorlu'ya gidiyor.
Oralarda da satışlarımız oluyor" diye konuştu.Ürünler arasında en fazla talebi yoğurt ve ekşimiğin gördüğünü ifade eden Turan, sütü doğrudan satmak yerine işleyerek farklı ürünlere dönüştürmenin kendilerini daha mutlu ettiğini vurguladı."Sütü değerlendirdiğimiz için daha mutluyuz"Üretimin yorucu olmasına rağmen kendilerine büyük bir mutluluk verdiğini dile getiren Turan, kendi işlerini yapmanın ve emeklerinin karşılığını ürün olarak görmenin kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını belirtti."Besmelemizi çekip başlıyoruz, bin kere şükredip bitiriyoruz"Manda yetiştiriciliğinin zaman ve emek istediğini, ancak severek yaptıkları için işin kendilerine keyif verdiğini belirten Turan, sağlıkları el verdiği sürece üretime devam etmek istediklerini söyledi.Turan, "Bütün gün uğraşıyoruz.
Yorucu biraz ama severek yapıyoruz. Her gün besmelemizi çekip başlıyoruz, bin kere şükredip bitiriyoruz. Çok şükür, sağlığımız ve sıhhatimiz el verdiği sürece biz bu işi devam ettirmek istiyoruz" ifadelerini kullandı.Karacakılavuz'da birkaç mandayla başlayan bu üretim hikayesi, kadınların emeğiyle manda sütünden elde edilen ürünlere dönüşürken, geleneksel hayvancılığın ve yerel üretimin yaşatılmasına da katkı sunuyor.




