Alzheimer hastalarına yönelik bakımın hastanın yanı sıra aile bireyleri üzerinde de ciddi etkiler oluşturduğunu belirten Özel Ümit Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Nuray Can Uluğ, bu sürece dikkat çekti. Uluğ, zaman ilerledikçe hastanın gündelik hayatında daha çok yardıma gereksinim duyabileceğini ifade ederek bakım sorumluluğunun yalnızca bir kişiye yüklenmemesi gerektiğinin altını çizdi.
Dr. Nuray Can Uluğ, Alzheimer hastalarının yakınlarının yaşadığı zorluklar ile bu süreçte başvurulması gereken tedbirleri ele aldı. Hastalık ilerledikçe ailede üstlenilen rollerin farklılaşabildiğini söyleyen Uluğ, geçmişte ailesine rehberlik eden ve destek sunan bir annenin, babanın veya eşin giderek bakıma muhtaç hale gelmesinin yakınları için son derece güç bir durum olduğunu dile getirdi.
Alzheimer hastasının korunması önem taşıyor Uzm. Dr. Nuray Can Uluğ, Alzheimer'ın her evresinde hastayla birlikte ailesinin de gereksinimlerinin farklılaştığını anlattı.
Bu dönemin uzun yıllar sürebileceği düşünülerek ailelerin hem ekonomik hem de manevi yönden hazırlık yapması gerektiğini belirten Uluğ, birden çok kardeşin olduğu ailelerde bakımın aile bireyleri arasında planlanmasını tavsiye etti. Uluğ, hastalığın hafif seyrettiği evrede kişinin yalnız yaşayabildiğini ve evdeki işlerini yapabildiğini ifade etmekle birlikte, bu dönemde de ciddi risklerle karşılaşılabileceğini vurguladı.
Hastanın parasını yitirmesi, başka kişilerce ekonomik olarak istismar edilmesi ya da evden ayrılıp kaybolması gibi olasılıklara karşı özellikle ailelerin tedbirli olması gerektiğini söyledi. "Evde 4-5 yaşında bir çocuk varmış gibi düşünün" Uluğ, hastalık ilerledikçe evde alınan güvenlik tedbirlerinin de artırılmasının önemine işaret ederek konuyu dikkat çekici bir benzetmeyle anlattı.
Evde sanki 4-5 yaşında bir çocuk yaşıyormuş gibi davranılması gerektiğini söyleyen Uluğ, ocak ve su ısıtıcısının yanı sıra kapıların, pencerelerin ve balkonun da tehlike oluşturabileceğini belirtti. Uluğ, geçmişten gelen alışkanlıkları nedeniyle Alzheimer hastasının evden ayrılıp tarlasına ya da bahçesine yönelmek isteyebileceğini hatırlatarak sadece kapıyı kilitlemenin yeterli gelmeyebileceğini, hastayı güvende tutmak için daha kapsamlı önlemlere ihtiyaç olduğunu dile getirdi.
Hasta yakınlarına "Kendinizi koruyun" uyarısı Uluğ'un hasta yakınlarına yaptığı başlıca uyarılar arasında, bakım üstlenen kişinin kendi bedensel ve ruhsal sağlığını göz ardı etmemesi de yer aldı. Alzheimer hastasına bakımın bir veya iki günle sınırlı kalmadığını, yıllar boyunca sürebilen ve insanı oldukça yıpratan bir dönem olduğunu vurgulayan Uluğ, "Hasta yakınlarına önce söylediğim şey; kendinizi koruyun.
Çünkü çok yıpratıcı bir süreç. Bir gün değil, iki gün değil, bir kişiyle de olacak bir süreç değil" ifadelerini kullandı. Ailelere hastayla kurulacak iletişim hakkında da tavsiyeler veren Uluğ, sabırlı olunmasının, hastayla inatlaşmaktan kaçınılmasının ve olabildiğince sade, kolay anlaşılır cümlelerin tercih edilmesinin gerektiğini belirtti.
"Önce kendi hayatınız" Uluğ, bakım sorumluluğunu üstlenen kişinin yaşamının tamamını hastanın ihtiyaçlarına göre düzenlemesinin ağır psikolojik problemlere neden olabileceğini vurgulayarak şöyle konuştu: "Önce kendi hayatınız diyorum ben. Çünkü kendisi genç, 30'lu-40'lı yaşlarında. Annesi ya da babası 70-80 yaşında.
Senin de bir ailen var, çoluğunla çocuğunla ilgilenmek zorundasın. Hayatını idame ettirmek, çalışmak zorundasın." Bakımı üstlenenlerin giderek sosyal yaşamdan uzaklaşabildiğini ve ruhsal bakımdan ciddi ölçüde etkilenebildiğini ifade eden Uluğ, bu durumun majör depresyona varabileceğinin altını çizdi.




